|
ASTROLOJİDE EVLER
Astrolojik haritanızın bileşenlerini
gerçek dünyaya indirgemenin yolu Zodyak’ın on iki evine
bakmaktır. Zodyak’ın her bölümü hayatınızın başka bir
alanına etki eder. Gezegenlerin ve Burçların değişik
evlerdeki konumlarını inceleyerek astrolojik olarak kim
olduğunuzu, potansiyelinizi, güçlü ve zayıf yönlerinizi,
sözün kısası hayatınızı daha iyi değerlendirebilirsiniz.
Teknik olarak evleri doğum haritasına yerleştirmek için
daire on iki dilime bölünür. İlk dilim, saatin 9’unun olduğu
noktadan başlar ve diğerleri saatin ters yönünde
yerleştirilir.
Zodyak’ın ilk burcu Koç birinci evin, ikinci burç olan Boğa
ikinci evin ..... doğal yöneticisidirler. On iki burcun
herhangi biri doğum saatine ve yerine bağlı olarak bir eve
düşebilir ve o eve karakteristiğini verir. Evler de o evi
yöneten burçların ve o evde yer alan gezegenin tabiatından
etkilenirler.
Birinci eve “Yükselen Burç” veya “Ufuk” adı verilir. Kişinin
dış dünyaya verdiği izlenim büyük ölçüde bu burç ve birinci
evdeki gezegen ile tanımlanır. Örneğin; Yükselen Burç Başak
ise birinci eve karakteristiğini bu burç verecektir.
Yedinci ev birinci eve karşıt konumdadır ve “Batan Burç”
olarak adlandırılır. Bu ev insanlarla nasıl ilişki
kurduğumuzu belirler. Öğle saatinde Güneşin en tepede olduğu
duruma rastlayan dilim onuncu evdir ve “Başucu” olarak
adlandırılır. Onuncu ev kişinin sosyal durumunu ve sosyal
kimliğini tanımlar. Başucunun aksi yönde saatin 6 sı
konumundaki dördüncü ev, kişinin iç dünyasını, çocukluğunu,
evini ve ailesini temsil eder. Bu dört nokta doğum
haritasının köşeleridir.
Doğum saati tam olarak biliniyorsa, doğum anında
gezegenlerin ilgili evlere yerleştirilmesine ve böylece
haritanın anlamlı bir şekilde tercüme edilmesine imkan
verir.
BİRİNCİ EV- “BEN” EVİ
Birinci evin başlangıç noktası Yükselen Burcun evidir ve
doğum anında doğu ufkunda bulunan burca düşer. Güneşin
doğuşu ve yeni başlangıçlar gibi kişilik de birinci evin
tabiatını alır. Kim olduğumuz, nasıl bir insan olacağımız,
en iyi BEN’i nasıl tanımlayacağımız, potansiyelimiz, hayata
yaklaşımımız, irademiz, fiziksel bedenimiz (özellikle baş ve
yüz) ve enerji seviyemiz, ilk çevremiz ve çocukluğumuz,
hayat görüşümüz paket olarak bu ev ile tanımlanır. Özetle
birinci ev, içten ve dıştan olduğumuz ve olacağımız kişiye
hitabeder.
Birinci ev Koç burcu ve Mars gezegeni
tarafından yönetilir.
İKİNCİ EV- “SERVET” EVİ
Sahip olduklarımız yalnızca elle dokunulabilir, gerçek
servetle sınırlı değildir. Duygularımız, iç dünyamız,
yeteneklerimiz, ihtiyaç ve isteklerimiz de bu ev tarafından
yönetilir. Maddi ve manevi varlığımız, sahip olduğumuz ve
değer verdiğimiz şeyler, istediğimiz şeyler, kazanma ve
gelir elde etme kapasitemiz, ticari yeteneğimiz,
yatırımlarımız, taşınabilir mallar, borçlarımız ve
tasarruflarımız, parayı nasıl gördüğümüz ve toplumsal
sorumluluklarımız ikinci evin alanına girer.
İkinci ev Boğa burcu ve Venüs gezegeni
tarafından yönetilir.
ÜÇÜNCÜ EV- “İLETİŞİM” EVİ
En fazla iletişim kişinin kendisi ve kardeş, akraba, komşu
gibi yakınları arasında olmaktadır. İletişim yazılı ve sözlü
olabilir ve bilinçli olarak yapılır. Bu evin simgesi
zekadır. Sahip olduğumuz değerleri çevremizle paylaşmamızla
ilgilidir. Bilinçli hünerlerimiz, potansiyelimizi en üst
noktaya çıkarmak, ilk eğitim, kısa yolculuklar, çevre,
çevreye verdiğimiz tepkiler, düşüncelerimizi ortya koyuş
şeklimiz,üçüncü evin alanına girer. Üçüncü ev kısaca şöyle
özetlenebilir: Düşünmek- İşlem -Paylaşmak
Üçüncü ev İkizler burcu ve Merkür gezegeni
tarafından yönetilir.
DÖRDÜNCÜ EV- “AİLE VE YUVA” EVİ
Evmizin fiziksel yapısı (bina) da manevi anlamdaki yuva da
bu tanıma girer. Evimizi düşündüğümüzde köklerimizin
bulunduğu ve dış dünyadan kaçmak istediğimizde hem fiziksel
hem ruhsal olarak rahat, huzur ve barış içinde olduğumuz
yeri düşünürüz. Yuva kurarak ailemize toplanma yeri,
kendimiz ve sevdiklerimiz için kutsal bir mekan sağlarız.
Temelimizi kurar ve kendimizi burada yetiştirir, oraya
döneriz. Bu nedenle dördüncü ev yaşlılık günlerini, sonları
ve nihai istirahatgahımızı da belirler. Kültürel ve sosyal
standartlarımız, aile koşulları, yeme-içme ve uyku
alışkanlıklarımız, geçmişimiz, vatanımız, miras, anne,
gayrımenkuller dördüncü evin alanına girer.
Dördüncü ev Yengeç burcu ve Ay gezegeni
tarafından yönetilir.
BEŞİNCİ EV-“ EĞLENCE” EVİ
Genellikle eğlence, yaratıcı eylemlerin sonucudur.
Yaratmanın basit bir yolu kendinden bir şeyler katarak yeni
şeyler yapmaktır. Bu nedenle de beşinci ev çocuklar başta
olmak üzere, sanat ve kültürle ilgilidir. Yaratmak kişiye
hem zevk verir hem de tatmin eder. Bunu seviyor muyum? Bu
beni iyi hissettiriyor mu? Bu bana zevk veriyor mu? Bu
soruların cevabını beşinci ev vermektedir. Romantik
ilişkiler, duygusal zevkler ve tatminler, sosyal yaşam, risk
alma kapasitesi, kumar ve şans oyunları, hobiler, eğlence,
müzik, dans, tiyatro, bilim, sanat, edebiyat beşinci evin
alanına girer.
Beşinci ev Aslan burcu ve Güneş tarafından
yönetilir.
ALTINCI EV- “ SAĞLIK” EVİ
İyi bir sağlık, aksiliklerle başa çıkma yeteneği verir ve
altıncı evi tanımlar. İnsan olarak bazı kestirme yollara
saparız ama sonuçları ile ne yapacağız? Sıkıntıya
düştüğümüzde nasıl tepki vereceğiz? Kriz dönemleri,
hastalıklar, şansımızın tersine döndüğü zamanlar dünyadaki
yolculuğumuzun birer parçasıdır. Korkularımız bizi
durdurabilir ama onlarla yüzleşirsek hizmet etme ve çalışma
şeklimiz hakkında çok değerli dersler edinebiliriz. İşveren
ve çalışanlar, iş ilişkileri, eğitim, sağlık, beslenme,
egzersiz, hijyen, görevlerimiz, sorumluluklarımız, kişisel
gelişim, gündelik işler ve gündelik kararlar, zaman
planlaması altıncı evin alanına girer.
Altıncı ev Başak burcu ve Merkür gezegeni
tarafından yönetilir.
YEDİNCİ EV- “ORTAKLIKLAR” EVİ
Bu evde kendimizle başkalarını yer değiştiririz. Birlikte
çalışarak, birlikte hareket ederek amacımıza ulaşmaya
çalışırız. Amaç, yedinci ev için önemlidir. Başkası ile
birleşerek değerimizi de arttırabiliriz. Ortaklıklar halinde
çalışır, oynar, sever ve yaratarak bir bütün oluruz. Yedinci
ev, evlilik, iş ilişkileri, sözleşmeler, yasal konular,
pazarlıklar, ve anlaşmalar gibi her ortaklık şeklini içerir.
Aynı zamanda başkalarına davranış şeklimiz, işbirliğimizin
kalitesi, evlilik, boşanma, duruşmalar, açık düşmanlar,
savaşlar da bu evin alanına girer.
Yedinci ev Terazi burcu ve Venüs gezegeni
tarafından yönetilir.
SEKİZİNCİ EV- “CİNSELLİK” EVİ
Bu ev ilişkilerle kesişme noktalarımızı ve bu kesişmelerin
toplumsal tabiatını inceler. İlişkilerimizden en fazla nasıl
yararlanabileceğimizi belirler. Aynı zamanda yeni
başlangıçlar, ruhun yeniden doğuşu, seks, ölüm, yeni bir
ilişkiye yol açan kopan ilişkiler, kariyer değişiklikleri,
yeni saç stili gibi her türlü yenilik bu evin kapsamındadır.
Paylaşılan kaynaklar, miras, vergiler, nafaka, sigorta,
başkalarından destek (finansman, fiziksel veya
manevi-duygusal), ritüeller, metamorfoz, sırlar, sekizinci
evin alanına girer.
Sekizinci ev Akrep burcu ve Mars, Pluto
gezegenleri tarafından yönetilir.
DOKUZUNCU EV- “FELSEFE” EVİ
Dünyayı keşfederek odak noktasını anlamak için çevremizde ne
bilgi varsa almaya, gördüklerimizi ve hissettiklerimizi
değerlendirerek gerçeğe ulaşmaya çalışırız. Daha fazla
eğitim alarak, teorileri birleştirerek dünyayı keşfetmek
üzere seyahate çıkarız. Yol boyunca zihnimiz berraklaşır,
gördüklerimizi daha iyi anlar görmediklerimizi de dini
kurallarla açıklarız. Anlayış, kabullenme, alçakgönüllülük,
tutkular, felsefe, din, iç aydınlanma, uzun seyahatler,
yayıncılık, çok uluslu işler (İthalat-ihracat gibi),
torunlar, dünürler vb uzak akrabalar bu evin alanına girer.
Dokuzuncu ev Yay burcu ve Jüpiter gezegeni
tarafından yönetilir.
ONUNCU EV- “SOSYAL KONUM” EVİ
İçinde bulunduğumuz toplumla, toplum içindeki konumumuz ve
sosyal (iş/kariyer) gruplarla ilgilidir. Aldığımız terfiler,
şöhretimiz, kariyerimiz, saygınlığımız, iş çevremizle
uyumumuz, kendimizi nasıl gördüğümüz, başkalarının bizi
nasıl gördüğü, motivasyonumuz, hırslarımız, resmi daireler,
politika, sosyal statümüz, mali ödüller ve bunları nasıl
idare ettiğimiz, sosyal etkinliklerimiz ve başarılarımız bu
evin alanına girer.
Onuncu ev Oğlak bucu ve Satürn gezegeni
tarafından yönetilir.
ON BİRİNCİ EV- “ARKADAŞLIK” EVİ
Arkadaşlarımızın sayısı ile gücümüz de artar. Klüpler, ağ
(Network) organizasyonları profesyonel kuruluşlar,
şirketler, bu ev tarafından yönetilir. Fırsatlar ve
ihtimaller, sevgi, hayatımıza anlam katan gruplar, kader,
ümitler, hayallerimiz ve hedeflerimiz, vizyonumuz,
arkadaşlarımız ve dostluklarımızı nasıl seçtiğimiz,
başkalarına yardım, politik partiler, üvey çocuklar ve
evlatlıklar on birinci evin alanına girer.
On birinci ev Kova burcu ve Satürn, Uranüs
gezegenleri tarafından yönetilir.
ON İKİNCİ EV- “BİLİNÇALTI” EVİ
Bilinçaltından gelen otomatik tepkilerimiz hem başarıya hem
de başarısızlığa neden olabilir. Bu ev yaptıklarımız ve
kararlarımızla bir hesaplaşmayı da simgeler. Toplumun
gözünden sakladığımız zayıflıklarımız veya kuvvetli
yanlarımız hep bilinçaltında gizlidir. Bu gölge oyunu yavaş
ve uzun olup korku ve acıları saklar. Burada üzüntü ve
sıkıntılarımızla, kaderimizle karşı karşıya geliriz.
Hayatımızla ne yazdığımız bu evin anahtar sorusudur.
Derslerimizi öğrenerek ileriye doğru giderken ihtiyacımız
olan donanımı elde ederiz. Gizli düşmanlarımız,
alışkanlıklarımız, yalnızlık, eski deneyimlere dayanan
sınırlamalar, geçmişe sığınma, kendini kandırma, mahkemeler,
hastaneler, enstitüler, tımarhaneler, gizli kapaklı işler bu
evin alanına girer.
On ikinci ev Balık burcu ve Jüpiter, Neptün
gezegenleri tarafından yönetilir.
ASTROLOJİDEKİ KAVRAMLAR
Elementler |
Evler |
Gezegenler |
Astroloji ve Karma |